Bilgi Almak İstiyorum

Adınız   :
Şehir   :
E-Posta (*)     :
Telefon (*)   :
Konu   :
Mesajınız   :
   
   
     
   
TerapistA Obsesif Kompulsif Bozukluk

Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedir? 

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB), kimi zaman istenmeden gelen, uygunsuz olarak yaşanan ve belirgin anksiyete ya da sıkıntıya neden olan, yineleyici ve sürekli düşünceler, dürtüler olarak tanımlanan obsesyonlar ile kişinin obsesyona bir tepki olarak ya da katı bir biçimde uygulanması gereken kurallarına göre kendini alıkoyamadığı yineleyici davranışlar ya da zihinsel eylemler olarak tanımlanan kompulsiyonlarla karakterize bir anksiyete bozukluğudur. (DSM – IV – TR)

Obsesyon, kendiliğinden oluşan, yineleyici, sıkıntı yaratan, kişinin saçma ve yanlış olduğunu bildiği düşünce, dürtü ya da imajlardır. Kompulsiyon ise genelde bir obsesyona engel olmak için belli kurallarla yapılan eylem veya düşüncedir. (Bayar R., Yavuz M. Türkiye’de Sık Karşılaşılan Psikiyatrik Hastalıklar, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, 2008: Obsesif Kompulsif Bozukluk, 185-192)

Obsesif kompulsif bozukluğa sahip kişilerin çoğu (çocuklar hariç) obsesyonların anlamsız olduğunun farkındadır ancak kendilerine engel olamazlar.

Kompulsiyonlar, obsesyonların yarattığı kaygıyı azaltmak üzere yapılan ritüellerdir. Kaygı geçici bir süre için azalır veya durur ancak obsesif düşünceler kişinin aklına tekrar gelince bu ritüelleri hemen tekrarlaması gerekir. Bu ritüeller ve obsesif düşünceler arasındaki kısır döngü gün boyu devam eder ve kişinin zamanından çalarak günlük işlerini yapmasını, sosyal aktivitelerini, aile ve arkadaş ilişkilerini engeller.

 

Obsesif Kompulsif Bozukluk Ne Sıklıkta Görülür?

Obsesif kompulsif bozukluk günümüzde en sık görülen dördüncü ruhsal rahatsızlıktır. Çocuklukta, gençlikte ve yetişkinliğin ilk yıllarında ortaya çıkar.


Obsesif Kompulsif Bozukluğun Belirtileri Nelerdir?

Obsesyon belirtileri;

 

·         İstenmeden gelen ve uygunsuz olarak yaşanan ve belirgin anksiyete ya da sıkıntıya neden olan, yineleyici ve sürekli düşünceler, dürtüler ya da düşlemler
·         Bu düşünceler, dürtüler ya da düşlemler sadece gerçek yaşam sorunları hakkında duyulan aşırı üzüntüler değildir.
·         Kişi, bu düşünceleri, dürtüleri ya da düşlemlerine önem vermemeye ya da bunları baskılamaya çalışır ya da başka bir düşünce ya da eylemle bunları etkisizleştirmeye çalışır.
·         Kişi, obsesyon düşüncelerini, dürtülerini ya da düşlemlerini kendi zihninin bir ürünü olarak görür.

 

Kompulsiyon belirtileri;

 
·         Kişinin, obsesyona bir tepki olarak ya da katı bir biçimde uygulanması gereken kurallarına göre yapmaktan kendini alıkoyamadığı yineleyici davranışlar      (örn. el yıkama, düzene koyma, kontrol etme) ya da zihinsel eylemler (örn. dua etme, sayı sayma, birtakım sözcükleri sessiz bir biçimde söyleyip durma)
 
·         Davranışlar ya da zihinsel eylemler; sıkıntıdan kurtulmaya ya da var olan sıkıntıyı azaltmaya ya da korku yaratan olay ya da durumdan korunmaya  yöneliktir. Ancak bu davranışlar ya da zihinsel eylemler ya etkisizleştirilmesi ya da korunması tasarlanan şeylerle gerçekçi bir biçimde ilişkili değildir ya da  açıkça çok aşırı bir düzeydedir.
 


Obsesif Kompulsif Bozukluk Türleri
 

 1. Bulaşma Obsesyonu ve Temizlik Kompulsiyonu
 

Bulaşma obsesyonu olan kişiler genellikle uzak durması zor olan; mikropların, kirin, idrarın üzerlerine bulaşmasından korkarlar. Saatlerce kendilerini, vücutlarının bir kısmını veya eşyalarını yıkayarak, bulaşmadan korunmaya çalışırlar. Çevrelerindeki her şeyin kirli olduğunu düşünürler. Bu kişilerin yıkanmaktan dolayı ellerinin derisi soyulmuş olabilir, kişiler mikrop bulaşacağı düşüncesi ile evden çıkmıyor olabilirler.

Örneğin; 45 yaşında bir erkek, elektrik mühendisi, idrarın üzerine bulaşacağı korkusu ile haftada sadece bir kez tuvalete giriyor, bir gününü tamamen banyoda geçiriyor, tuvaleti gelmesin diye su içmiyor ve kabızlık oluşturabilecek bitter çikolata gibi yiyecekler yiyor.

 
2. Kuşku Obsesyonu ve Kontrol Kompulsiyonu


Kuşku obsesyonu olan kişiler yaptıkları işleri yapıp yapmadıklarından emin olamazlar, bu nedenle tekrar tekrar kontrol ederler. Kuşku obsesyonu ve kontrol kompulsiyonu, ütünün fişinin takılı kaldığı, kapının kilitlenip kilitlenmediği gibi yaşamın pek çok alanında kendini gösterebilir.

Örneğin; 36 yaşında bir kadın, öğretmen, her gün işe giderken evin kapısını kilitleyip aşağı indikten sonra yukarı çıkıyor kapıyı üç kez açıp tekrar kilitliyor.

 
3. Saldırganlık veya Zarar Verme Obsesyonları


Kişilerde elinde olmadan başkalarına zarar vereceği, hoş karşılanmayacak sözler söyleyeceği şeklinde obsesyonlar görülebilir.

Örneğin; 25 yaşında bir erkek, öğrenci, arkadaşlarına zarar vereceği, onları rahatsız edeceği düşüncesi ile sürekli kendini kontrol ediyor ve arkadaşlarından özür diliyor.


 4. Simetri Obsesyon ve Kompulsiyonları


Kişiler her şeyi çok doğru bir şekilde düzenlemeye çalışırlar. Bu obsesyon sonucunda ise kişilerde hareketlerinde yavaşlama olur.

Örneğin; 27 yaşında bir kadın, kütüphane görevlisi, zamanının çoğunu raflarda dizili kitapları kalın ciltliden ince ciltliye doğru dizmek için harcıyor ve kalan işlerini aksatıyor.

Bunların dışında cinsel ve dini içerikli obsesyonlar, sayma, biriktirme ve saklama kompulsiyonları da vardır.

 


Obsesif Kompulsif Bozukluğun Nedenleri Nelerdir?


Genetik faktörlerin obsesif kompulsif bozukluk oluşumuna katkıda bulunduğuna dair kanıtlar giderek artmaktadır. Birçok araştırma obsesif kompulsif bozukluğun oluşumunda beyindeki serotonin düzensizliğinin etkili olduğunu göstermiştir.

Psikodinamik yaklaşıma göre bastırılmış bilinçdışı dürtüler sonucunda obsesif kompulsif bozukluk ortaya çıkar. Geçmiş yaşantılardaki taciz, yaşamsal değişiklikler (göç vb.), hastalıklar, ölüm, iş, okul, aile veya ilişki yaşantısı ile ilgili problemler ve kaygılar obsesif kompulsif bozukluk oluşumunda etkilidir.


Obsesif Kompulsif Bozukluk Tedavisi


Obsesif kompulsif bozukluğun tedavisinde psikoterapi ve ilaç tedavisi kullanılır. İki tedavi ayrı ayrı kullanılabilirken, birlikte de kullanılabilir.

Serotonin sistemi üzerinde etkili olan ilaçlar obsesif kompulsif bozukluğun tedavisinde kullanılır.

Psikoterapide ise amaç; kişiye rahatsızlık veren, kaygı oluşturduğu için kaçma davranışına neden olan obsesyonlarla kişiyi karşı karşıya getirmek ve oluşan kaygıyı azaltmak için kullanılan kompulsiyonları engellemektir. Rahatsızlık veren düşüncenin oluşturduğu kaygıyı azaltmak ve yeni davranışa alışma durumunu sağlamak alıştırma tedavilerini oluşturur.

Kişiler kendilerini rahatsız eden bu düşüncelerle ilgili fazla sorumluluk hissederler. Terapinin diğer amacı da bu sorumluluk algısını azaltmaktır. Sorumluluk olarak algılanmayan düşünceler arkasından kaygıyı azaltıcı davranışları getirmeyecektir. İşlevsel olmayan bu düşünceler yerine daha gerçekçi olan düşünceler getirilmeye çalışılır. Sanılanın aksine kişilerden kendilerine kaygı verici düşünceleri akıllarına getirmeleri istenir ve yaşadıkları kaygı ile baş edebilmeyi öğrenmeleri hedeflenir. 

Buraya tıklayarak randevu alabilirsiniz.