Bilgi Almak İstiyorum

Adınız   :
Şehir   :
E-Posta (*)     :
Telefon (*)   :
Konu   :
Mesajınız   :
   
   
     
   
TerapistA Kraliçe Çıplak

Ülkenin birinde giyimine düşkün, kendini beğenmiş bir kraliçe varmış. Kendini çok akıllı sanan kraliçe, giyim kuşamdan başka bir şey düşünmezmiş.
Günlerden bir gün komşu ülkenin kraliçesi kendisini ziyaret etmek istediğini bildirmiş. Elbette ki, bizim Kraliçe’nin aklına ilk gelen, ne giyeceği olmuş.
Hemen adamlarını çağırtmış:
"Tüm dünyaya haber gönderin“ demiş. "Öyle bir elbise istiyorum ki, dünyada bir eşi dahi olmasın. Bana böyle bir elbise dikecek terziyi zengin edeceğim. Misafirlerimi karşılarken bu elbiseyi giyeceğim."
 
Tanıdık geldi mi bu masal size?

Kralların, prenslerin egemenliği altındaki masallarla büyütülmedik mi?
Hayattaki amaçlarımızı gerçekleştirmek için bizler de maskülen yaklaşımları benimsedik. Mantıklı olan da bu değil miydi? Erkeklerle aynı seviyede güce sahip olmak istiyorsak, tıpkı onlar gibi uzanıp, gücü ele geçirmeliydik.
Sonuç olarak çoğumuz o tanıdık ‘çaresiz, kurtarılmayı bekleyen masal kahramanı’ rolüne veda ettik ve amansız, hırslı, rekabetçi duruşları benimsedik. Elimizden geldiğince sert tavırlarla sahip olmak istediğimiz her şeyi zor kullanarak elde etmeye kararlı bir şekilde yolumuza devam ettik.
Yaradılışımızda var olan dişiliğimizi, feminenliğimizi kim aldı ve nereye sakladı?
Kimimiz sert ve otoriter yöneticiliğimizin en derinliklerine, kimimiz; annelik modelimizin en saklı köşelerine, kimimizse; alışılmış, bağımlılıklardan ibaret evliliklerimizin geçmiş hatıralarında unutuverdik.
Bir orkestra şefi kadar kontrollü, ama müzisyenlerinin orada oluşunu sağlayacak kadar da kendine güvenen bir dişi olduğunuzu hatırlamak isterseniz bizimlesiniz.
 
Gelin gücümüzü ele alalım KRALİÇE ÇIPLAK kalmasın.
Buraya tıklayarak randevu alabilirsiniz.